Ay Yıldız Kültür

Ay Yıldız Kültür Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Ay Yıldız Kültür, Kagathane.

07/03/2026

Atalarımız Böyle At Biner, Ok Atardı...

Bugün kendinize yatırım yapın , bir kitap okuyun !..
25/02/2026

Bugün kendinize yatırım yapın , bir kitap okuyun !..

Bir köy düşünün ki tiyatrosu ve kütüphanesi olsun. Burası İzmir’in yanıbaşındaki  olan Bademler köyü.. Üstelik 1930’lard...
25/02/2025

Bir köy düşünün ki tiyatrosu ve kütüphanesi olsun.
Burası İzmir’in yanıbaşındaki olan Bademler köyü.. Üstelik 1930’lardan beri oyunlar sahneleyen tiyatrosunun tüm oyuncuları da köylülerden oluşsun; 76 yıllık bir kütüphanesi olduğu gibi bir de oyuncak müzesi olsun; bakkalında, berberinde Deniz Gezmiş’in, Albert Einstein’ın resimleri, sözleri asılı olsun; ambalaj atıkları ayrıştırılarak toplansın, altyapı sorunu olmasın; herkes okuma yazma bilsin ve hiç kimse suç işlemesin; köylüler kendi aralarında sahne tekniklerini, oyunları tartışsın, edebiyat ve felsefe üzerine konuşsun ama bir yandan da tarlasında ekip, biçsin. Bütün bunlar hayal değil gerçek; burası İzmir’in yanıbaşındaki olan Bademler köyü..
Selam olsun Bademler Köyüne...

KÜRTLEŞEN TÜRKLER.“Araştırmalarım beni Kurmancı denen ve Kürtler olarak tanınan insanlar arasında kalmaya götürdü. Törel...
14/01/2025

KÜRTLEŞEN TÜRKLER.
“Araştırmalarım beni Kurmancı denen ve Kürtler olarak tanınan insanlar arasında kalmaya götürdü. Töreleri Orta Asya'ya kadar uzanan Türk töreleri idi. Ölümle ilgili âdetler, Al (karası) inanışı, Türklerin on iki hayvanlı takvimlerine eski yeni yıl bayramları olan Hızır Bayramlarının kutlanması vb. Sorduğumda, biri bana; ‘Soy olarak biz Kürt değiliz, fakat inançlarımız dolayısıyla eza gördük, dağlara sığındık, Kürtlere karıştık ve Kürtler olarak adlandırıldık’ dedi. Hükümdar çıkaran Oğuzlar’dan olan Avşar, Halaç, Ağaçeri, Bayat, Beğdilli gibi bir çok boy Çaldıran Savaşı sonrasında Osmanlı-Kürt ittifakının getirdiği ortamda Kürtleşen ya da Kürtleşmiş gibi görünmek zorunda kalan Alevi Türkmen boylarıdır.”
Araştırmacı Yazar Türkolog İrene Melikoff

BEN TÜRK'ÜM DİYORSANIZ BUNLARI DA BİLMEK ZORUNDASINIZ...1. Tarihte Kurulan İlk Türk Devleti, Asya Hun Devleti 2. Türk Ad...
10/01/2025

BEN TÜRK'ÜM DİYORSANIZ BUNLARI DA BİLMEK ZORUNDASINIZ...
1. Tarihte Kurulan İlk Türk Devleti, Asya Hun Devleti
2. Türk Adı İle Kurulan İlk Milli Türk Devleti,I.Göktürk Devleti
3. Yerleşik Yaşama Geçen İlk Türk Devleti, Uygurlar
4. Yazıyı İlk Kullanan Türkler, II. Göktürk ( Kutluklar )
5. Avrupa’da Kurulan İlk Türk Devleti, Avrupa Hun Devleti
6. İstanbul’u İlk Kuşatan Türkler, Avarlar
7. Alfabeyi İlk Kullanan Türkler, Türgişler
8. Parayı ilk kullanan Türkler, Sibirler
9. İlk Türk Parasını Basan Türkler, Türgişler
10. Bizans’la Siyasal İlişki Kuran İlk Türkler, Göktürkler
11. Türk Tarihinin İlk Yazılı Antlaşması, Asya Hun-Çin Ant.
12. İlk Türk Alfabesi, Göktürk –Orhon Alfabesi
13. Töreyi yazı hale getiren ilk Türkler, Uygurlar
14. Türk Tarihi ile ilk yazılı belgeler, Orhun Kitabeleri
15. Tarihte ilk onlu sisteme dayalı ordu, Asya Hunları-Metehan
16. İlk Türk Hükümdarı, Teoman, Asya Hun Devleti
17. Türk adı ilk defa, ÇİN KAYNAKLARINDA Geçer.
18. Türklerin ilk başkenti, Ötüken
19. İlk hayvan sanat üslubu, İSKİTLER
20. İlk ceket, pantolon, kemer ve kemer tokası, İskitler
21. Yabancı dinleri benimseyen ilk Türkler, Uygurlar
22. Anadolu’ya ilk gelen Türkler, Hunlar
23. İlk atlı göçebe Türk uygarlığı, İskitler
24. Kâğıt ve matbaayı ilk kullanan Türkler, Uygurlar
25. Tarihte atı ilk evcilleştirilen millet, Türkler
26. İlk yazılı Türk Milli Tarih kaynağı, Orhun Kitabeleri
27. İlk yoğurt, pastırma ve konserve et, Türkler
28. En uzun destanı, Manas-Kırgızlar
29. Musevi olan tek Türkler, Hazarlar
30. İslamiyet’i kabul eden ilk Türk boyu,Karluklar
31. İlk Müslüman Türk devleti,Karahanlılar
32. İlk Müslüman Türk İmparatorluğu,Gazneliler
33. Mısır’da kurulan ilk Türk İslam Devleti, Tolunoğulları
34. Hicaz bölgesine hâkim olan ilk Türk devleti, İhşitler
35. Hindistan’a İslamiyet’i ilk götüren Türkler, Gazneliler
36. Türkçeyi resmi dil ilan eden ilk Türk Devleti, Karahanlılar
37. Türkçeyi resmi dil ilan eden ilk Türk Beyliği, Karamanoğulları
38. Türklerin Anadolu’daki ilk başkenti, İznik
39. İlk Türk denizcisi ve Amirali, Çaka Bey
40. Selçukluların Bizans’la yaptığı ilk savaş, Pasinler
41. Türk âleminin ilk sözlüğü, Divan-I Lügati’t Türk
42. Türklerin Anadolu ya ikinci defa sahip olması Mustafa Kemal ATATÜRK.
43. Anadolu'da Türk ismi ile devlet kuran (TÜRKİYE)
Mustafa Kemal ATATÜRK.
44. Anadolu'da Türkiye Devletinin Resmi Dilini Türkçe yapan Mustafa Kemal ATATÜRK.
45. Halının ne olduğunu, Keçenin ne olduğunu Dünyaya tanıtan İskitler dir.
46.Avrupa kumaşlarla örtünürken İskitler Pantolon ve gömlek ve ceket yelek giyiyordu.
Altından ceket ve pantolon yapıyordu.
Alıntıdır

TÜRKLERDE KAĞAN SEÇİLME TÖRENİ'NDE KAĞANLAR, HATUNLA BİRLİKTE SEÇİLİRLER! ERKEK ŞAMAN KADAR KADIN ŞAMAN VARDIR! 12. yüzy...
08/01/2025

TÜRKLERDE KAĞAN SEÇİLME TÖRENİ'NDE KAĞANLAR, HATUNLA BİRLİKTE SEÇİLİRLER! ERKEK ŞAMAN KADAR KADIN ŞAMAN VARDIR!
12. yüzyılda Moğolların ve Türklerin arasına seyahat eden Carpini Güyük Hanın han seçilme töreninde “halk ve Noyanlar toplanıp ortalarına altın bir taht koyduklarını ve Güyük’ü üzerine oturttuklarını, önüne kılıç koyduklarını, ondan han olmasını istediklerini, hanın kabul etmediğini ve sonra karşılıklı anlaşıp sadakat yemini ettiklerini, bundan sonra yere bir keçe serip ona önce göğe ve Tanrıya bak sonra yerdeki keçeyi gör dediklerini belirtir (Carpini, s.122-123).
Carpini törenin devamında “Eğer ülkeyi iyi yönetir, iyilik yapar, cömert davranır, adaleti kendine yön verecek rehber edinir; beylere ve kumandanlara hükmeder ve herkese konumuna göre saygı gösterirsen, kağanlığın parlak olacaktır. Tanrı yüreğinde ne istersen sana verecek ve bütün dünya önünde diz çökecektir, fakat eğer bu söylenenlerin aksine davranırsan sonun kötü olur; herkesin öfkesini kazanır ve o kadar yoksul düşersin ki, şimdi üzerinde oturduğun keçeye bile sahip olamazsın"(aynıyer) dediklerini aktarmaktadır. Bu şekilde Güyük’e han seçilme andı ettirildikten sonra önemli bir bilgi daha vererek “kağanla birlikte karısını da yerde serili olan keçenin üzerine oturtup havaya kaldırdıklarını ve kağanla katun ilan ettiklerini aktarmaktadır (aynıyer). Yukarıda Roux’da Eski Türk devletlerinde katunların konumu bakımından dikkat çekmiştir...Devamı kitabımızda... Görüldüğü üzere kağanın seçilebilmesi için, Tanrı'nın hatuna da onay vermesi gerekmektedir. Bu nedenle törene birlikte katılmaktadırlar, oysa İslamiyetle birlikte kadın bu yerini ilkel Arap kabilelerindeki gibi bir dereceye indirmiştir... (Türk Şamanizmi kitabından)
Türk Şamanizmini öğrenebileceğiniz en değerli eser olduğunu iddia ediyoruz ve 4 yıllık çalışma ile sizlerle, tükenmeden kütüphanenize ekleyin:

KOCA KARI DEĞİL “KOCA KARIA” İLACIBinlerce yıldır dilden dile gelen sözcük veya tabirlerin zamanla kulaktan kulağa değiş...
07/01/2025

KOCA KARI DEĞİL “KOCA KARIA” İLACI
Binlerce yıldır dilden dile gelen sözcük veya tabirlerin zamanla kulaktan kulağa değişime uğraması sık rastladığımız bir durumdur.
İşte böyle azizliğe uğramış olan bir tabir de “Koca karı ilaçları” deyimidir.
Bu tabirin aslı “Koca Karia"dır.
MÖ 5'nci yüzyıldı.
Aylardan Nisan.
Bahar, Akdeniz ile Ege'nin buluştuğu topraklara merhaba demişti.
Damıtılmış rüzgarlar binlerce otun ve çiçeğin aromalarından oluşan mis gibi bir koku yayıyordu havaya.
Knidoslular, bugün Deveboynu dediğimiz Kap Krio'da taze baharı kutluyordu.
Şarkılar söyleniyor, şiirler okunuyor, şaraplar içiliyordu.
Bir anda bir çığlık duyuldu.
Bir haykırış.
Knidos kralının kızıydı bu.
Yörenin en zehirli yılanı sokmuştu.
1,5 metre boyunda kurşuni renkli engerek.
Genç kız acı içinde yere yığıldı.
Güzeller güzeli bir kızdı.
Kralın en küçük kızı.
İki ablası yakın ülkelerin prensleriyle evlenip yuvadan ayrılmıştı.
Sarayın tek çocuğuydu.
O yüzden kralın canıydı.
Yüzü morarmış, ateşi yükselmiş, narin bedeni titriyordu.
Kan ter içindeydi.
Hemen hekimlere gösterildi.
Hekimler sonucu krala tek cümleyle özetlediler.
"Maalesef."
Knidos prensesi ölecekti.
Genç kız öleceğine anlayınca babasına yalvarmaya başladı.
"Baba ne olur bir şeyler yap. Yaşamak istiyorum baba. Kurtar beni."
O yalvardıkça, kral kahroluyordu.
Biricik kızı ölürken, onun elinden bir şey gelmiyordu.
Oysa ne kadar da iyilik yapmıştı.
Halkıyla ilgilenmiş, yoksullara yardım etmiş, hükmettiği topraklarda adaleti sağlamıştı.
Tanrılar neden onu cezalandırıyordu?
İsyan etti.
"Ey tanrılar, neden ben, neden kızım? Ne kötülük yaptık, hangi sözünüzü ezdik. Sizler bugünler için varsınız. Yoksa!.. Yok musunuz?"
Tanrılardan ses yoktu.
Knidos prensesi ateşler içinde geçirdi geceyi.
Yüzü gözü şişmişti.
Kral da çaresizliğin acılarıyla sabahladı.
Aynaya baktığında saçları bembeyazdı.
Hekimler genç kızın akşama kadar can vereceğini söylüyordu.
Kral kızının başında, Knidoslular da tapınaklarda dualar ediyordu.
O anda bir haber getirdiler.
"Kralım dışarıda bir balıkçı var, kızınızı kurtarabileceğini söylüyor."
Kral, "hemen alın içeri" dedi, "hemen"
Aldılar.
Simi'den gelen bir balıkçıydı.
Kralın yaşlarında, uzun boylu, iri omuzlu, yanık tenli, yeşil gözlü.
Hemen, boynundaki meşin keseden tahta bir kutu çıkardı, içindeki merhemi genç kızın tüm bedenine sürdü.
"Üzülmeyin kralım" dedi, "kızınız ölmeyecek, Şişlikleri yarın inecek, ertesi gün de ayağa kalkacak."
Simili balıkçı bu merhemi kendisi gibi balıkçı olan dedesinden öğrenmişti.
Yörenin endemik otlarıyla yosun karışımı bir merhemdi.
Çok zehirli balıkların soktuğu insanlarda kullanmışlar ve onları kurtarmışlardı.
Bir keresinde Simi koylarında denize giren bir soyluyu, kuyruğunda iğne gibi bir kemik olan çok zehirli bir balık sokmuştu.
O balık bu denizlerin en zehirlisiydi.
Bu merhem onu bile kurtarmıştı.
Ertesi gün balıkçının dediği oldu.
Genç kızın şişlikleri indi, ateşi düştü.
Artık o narin bedeni titremiyordu.
Bir sonraki gün ise tamamen iyileşti, ayağa kalktı.
Kızıyla birlikte Knidos kralı da hayata dönmüştü.
Hemen talimat verdi.
"Balıkçıyı bulun, ailesiyle birlikte saraya getirin. Artık burada kalacak."
Buldular.
Kral Simili balıkçıyı saray hekimleriyle tanıştırdı.
Ve ikinci talimatı verdi.
"Bu topraklardaki dağları, taşları, ormanları tarayın. Tüm çicekleri, otları bitkileri araştırın. Denizlerdeki yosunları inceleyin. İlaçlar yapın, insanları kurtarın. Krallığım bu konuda size her türlü desteği verecek. "
Derler ki, tarihin ilk bilimsel tıp adımı işte o gün atıldı.
Derler ki, tıbbın babası Hipokrat işte bu adımlardan yola çıktı.
Derler ki, tarihin ilk bilimsel farmakoloji merkezinin Anadolu'da kurulmasını nedeni işte bu Simili balıkçıdır.
Ve hatta derler ki, yüzlerce yıl Karia İmparatorluğu' nun topraklarıydı, bu şifa dolu topraklar. Karialılar şifalı otlardan yüzlerce ilaç yapıp, binlerce hasta iyileştirdiler.
İşte bu yüzden "Koca Karia İlacı" sözü yüz yıllardır Anadolu'da "Koca Karı İlacı" diye kullanılır.
Alıntı

MENDİLİMİN YEŞİLİ; Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama mendiller hep kare şeklinde üretilir. Gerek kağıt olsun gerek...
07/01/2025

MENDİLİMİN YEŞİLİ;
Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama mendiller hep kare şeklinde üretilir. Gerek kağıt olsun gerekse, kumaştan yapılsın mendillerin eni ve boyu hep eşittir. Tabii ki bu bir tesadüf değildir mendilin geçmişi yasalara dayanır. Fransa'da yayınlanan bir kararname ile kare üretildi ve hala kare olarak kullanılır. Mendilin Arapça anlamı, yer değiştirmek olsa da hiç kimse bunun neden olduğunu sorgulamadan kullanır.
Mendil cebinizde taşıyıp bir şeyleri silmek için üretilmedi. O zamanlar mendiller sosyal bir sınıf özelliği taşırdı.
Tabii bunlardan kaynaklı olarak zamanla mendil dili gelişti.
*Vedalaşırken sallanan mendil, sana sadık kalacağım anlamına geliyordu.
*Camdan sarkıtılan mendil, şu an ailemin yanında gözetimdeyim anlamındaydı.
*Kendisine bakıldığını gören kadın veya erkek tesadüfen mendilini kendi önüne düşürünce benim kalbim başkasında demek oluyordu.
*Fakat bazı anlarda ise pencereden savrulan mendil ona aşkını ilan etmek ve savrulan mendili alan kişide aşkına cevap vermek anlamında idi.
*Osmanlıda mendillerin rengi önemli idi. Beyaz olan mendil "seni çok seviyorum" demek, Kenarları mor mendil "çok çapkınsın" demek, eflatun mendil yarın penceremin önünden geçiniz demek, mavi mendil ise bugün çok hüzünlüyüm demek, sarı mendil ise hastayım demekti.
Eski zaman insanlarının statü olarak gördüğü kumaş mendiller günümüzde artık bir nostalji.
"Sanki apayrı mendil dil'i oluşmuş"

Neşet Ertaş
07/01/2025

Neşet Ertaş

Address

Kagathane

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ay Yıldız Kültür posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share