03/02/2025
Sabah kızımı okula bırakırken ,arkasından duamı okuyorak gözden kayboluncaya kadar okul kapısından içeri girmesini bekledim.
O içeri girdi ,ben de yoluma yürürken birden midem bulandı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.
14 gündür boğazımda duran düğüm çözülüp gözyaşlarımla aktı gitti.
Aynı şeyi yenidoğan çetesini duyduğumda,
Ondan önce de 6 Şubat depreminde hissetmiştim.
Şimdi üzerimde sanki bir kamyon yük var .
Sanki sonra yine tedbirsizlikten verilmeyen cezalardan dolayı ders alınmadığı için yok yere bir olay daha olacak ve biz son olayda yeterince hesap sormadığımız ortalığı inletmediğimiz için olacak olan olaydan biz de suçlu olacakmışız gibi geliyor.
Hayır çok ince düşünmüyorum.
Malesef hayatıma da devam edemıyorum.
Etsem de keyifsiz,renksiz kalp ritmi heyecanla atmayan bir hayat bu.
Evet hayat devam etmeli ,etmek zorunda cenaze evinde bile bir odada ağlanır bir odada gülünür ama bu öyle bir şey değil.
Rus ruleti gibi oldu sanki.
Trafikte magandalara denk gelmezsek ,yolda tanımadığımız bir sürü sabıkası olduğu halde serbest bırakılan birinden bir yumruk yiyebilir, o olmazsa depremde ölebillir ondan sağ kurtulursak yangına denk gelip ölebilirmişiz gibi tehlikeli bir oyun.
Ölüm her an gelebilir ona şüphe yok ama bunlar başkalarının sorumsuzluğu yüzünden olanlar.
Kaderle üstü örtülemeyecek kadar ayan beyan açık ölümler bunlar.
Tedbirsizlik,denetimsizlik,liyakatsizlik bizim katilimiz bunlar.
Artık insanlara inançlı inançsız diye değil de iyi insan yada kötü insan diye bakıyorum.
Çünkü iyi insan bir şeyi yapmıyorsa günah olduğu için değil etik olmadığı için ,doğru olmadığı için yapmaz.
Ben öyle yaşamaya çalışıyorum.
Doğru olan ,etik olandan vazgeçmeyeceğim.
Bu zor günlerde en fazla birbirimize destek olmamız gereken günlerdeyiz.
Hayır bir avuç insan değiliz aslında çokuz ama birbirimize sahip çıkamıyoruz.
Bu sefer artık ölenlerimize sahip çıkalım ki kalanlarımız çok olsun.
Ve bitsin bu Rus ruleti.
Gerçekten hiçbirimiz bunu hak etmiyoruz.